Robot Sophia, Türkiye’ye geliyor

Robot Sophia, Türkiye’ye geliyor

Hemofili tanısına türk imzası

Hemofili tanısına türk imzası

KOAH hastalarına nefes aldıracak yöntem

KOAH hastalarına nefes aldıracak yöntem

“Yeterli beslen, sağlıklı yaşlan”

“Yeterli beslen, sağlıklı yaşlan”

Türk bilim insanlarının geliştirdiği cihazla ‘Epilepsi’ hastalığı tarihe karışacak

Türk bilim insanlarının geliştirdiği cihazla ‘Epilepsi’ hastalığı tarihe karışacak

Akademisyenden ‘dersler 2 saat olsun’ önerisi
  • Ana Sayfa » Eğitim
  • 17 Ocak 2018 - 16:37:57
Akademisyenden ‘dersler 2 saat olsun’ önerisi

Akademisyen Eyüp Artvinli, ders sürelerinin kısalması yerine uzamasının daha faydalı olacağını savundu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü olan, aynı zamanda Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimleri Eğitim Bölüm Başkanlığı görevini üstlenen ve birçok proje ile dikkatleri çekmeyi başaran Eyüp Artvinli, ders süreleri konusunda açıklamalarda bulundu. “EĞİTİM ELEŞTİRMEKLE GELİŞMEYECEK” Türkiye’deki eğitimin gelişmesi için yapılan […]

Akademisyen Eyüp Artvinli, ders sürelerinin kısalması yerine uzamasının daha faydalı olacağını savundu.

Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü olan, aynı zamanda Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimleri Eğitim Bölüm Başkanlığı görevini üstlenen ve birçok ile dikkatleri çekmeyi başaran Eyüp Artvinli, ders süreleri konusunda açıklamalarda bulundu.

“EĞİTİM ELEŞTİRMEKLE GELİŞMEYECEK”

Türkiye’deki eğitimin gelişmesi için yapılan eleştirilere değinen Artvinli, herkesin kral çıplak dediğini ama fazla az kişinin “kralı şöyle giydirelim” dediğini belirtti. Sadece eleştirmek ile eğitimin gelişmeyeceğini aktaran Prof. Dr. Artvinli, yapılması gerekenlerden bazılarını sıraladı.

Ders sürelerinin kısaltılmasının ’nın müfredat anlayışına aksi olduğunu anlatım eden Artvinli, “Yıllarca eğitim sistemi içinde bulunmuş bir eğitim çalışanı olarak ben de bu konuyu takip ediyorum. Bu bir tercih meselesi aslında. Derslerin süresini kısaltıp uzatabilirsiniz. Ben Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda ders süresinin kısaltılması değil uzatılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her şeyden evvel Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı müfredatın ruhuna terstir ders sürelerini kısaltmak. Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı müfredatlarda yapılandırmacı yaklaşım, talebe merkezli eğitim ve süreç odaklı eğitim kapsamında, beceri geliştirme merkeze alınmıştır. Dolayısıyla öğrencilerin becerilerini geliştirmeleri için talebe merkezli yaklaşıma dayalı aktif öğrenmeyi önemseyen, öğrencilerin faaliyet yaptığı derslik ortamları ve ders ortamlarına ihtiyacımız var. Dolayısıyla öğretmenlerimizin aktif öğrenme uygulaması kapsamında en fazla şikayet ettikleri konulardan bir tanesi ders sürelerinin faaliyet yapmaya yeterli olmadığıydı. Bakanlık istatistiklerinde de yıllar boyu bu dile getirilmiş olup, neredeyse bütün öğretmenler bu konuda hem düşünce idi. Dolayısıyla ders sürelerinin kısaltılması yerine ders sürelerini artırarak talebe merkezli derslik ortamı oluşturmayı öneriyorum ben.” dedi.

“40 DAKİKAYI EKSİK YAPIYORUZ”

Öğrencilerin sınıflara kaplumbağa hızında girdiğini ve jet hızında çıktığını hatırlatan Artvinli, “Her şeyden evvel sınıfta öğrencilerin birbirleriyle etkileşim kurduğu, faaliyet yaptığı, daha rahat olduğu, sınıfta bir fazla şeyin bir arada bulunduğu, günlük hayatın derslik içerisine yansıtıldığı, cıvıl cıvıl, renkli ve öğrencilerin kaçıp gitmek istemeyeceği bir derslik ortamı oluşturmak ve bunun ardından da bu süreyi artırmak tercih edilmelidir. Ama bu haliyle 40 dakikayı noksan yapıyoruz biz ve bunun sonucu olarak öğrencilerimiz sınıfa teşbihte hata olmaz derler, kaplumbağa hızında girerken jet hızıyla çıkıyorlar. Bunun sonucunda da OECD istatistiklerine göre, öğrencilerin sınıfa giriş hızı ile sınıftan çıkış arasındaki farkın en yüksek olduğu memleket Türkiye. Önce biz bu 40 dakikayı düzeltmeliyiz. 40 dakikayı bu şekilde düzeltmek için öncelikle öğretmenin ders anlattığı ve öğrencinin sadece 40 dakika ’dinlediği’ bir bina değil, öğrencilerin faaliyet yaparak ders işlediği bir yapıya geçmeliyiz. Öğrencilerin bol bol faaliyet yapacağı şekilde bu 40 dakikayı 1 saate, 120 dakikaya çıkarmak zorundayız.” şeklinde konuştu.

“ÖĞRENCİYİ 2 SAAT DERSTE TUTABİLİRSİNİZ”

Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yaparak faaliyet kılavuzları üretebileceklerini açıklayan Prof. Dr. Eyüp Artvinli, “Dikkat süreleri çocukların 15-20 dakika, bu doğru ama bu süre talebe sizi dinlerken ki dikkat süresi. Yani talebe sizi 15 dakika dinleyebilir, ondan sonra siz öğrenciye bir faaliyet yaptırabilirsiniz. 15-20 dakika faaliyet yapabilir, sonra 10 dakika tekrar muallim anlatabilir, sonra 20 dakika yarım saat daha talebe faaliyet yapabilir. Dolayısıyla yeni bir uyaran verinceye kadar öğrencinin süresi 10-15 dakikadır, her 10-15 dakikadan sonra mutlaka talebe aktif duruma geçirilirse dikkat süresi tazelenir ve devam eder. Yani siz öğrenciyi 2 saat boyunca aktif tutarak dikkat süresini de kesinlikle uzatabilirsiniz. Bu yönüyle baktığınız vakit Türkiye’de bunun tercih edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla eğitim sürecinin yapısına bu şekilde bakarsanız, 40 dakikanın fazla değil, az olduğunu görürsünüz. Biz de Eğitim Bilimleri Enstitüsü olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile bu konuda iş birliği yapmak isteriz. Hem de muallim eğitimleri konusunda aktif olmak istiyoruz.” diye konuştu.

“YETER Kİ ÖĞRETMENE BİLGİ VERİLSİN”

Öğretmenlere de bu konuda fazla iş düştüğünün altını çizen Artvinli, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“TÜBİTAK Bölge Koordinatörlüğü yaptığım dönemde 2014-2015 ve 2016 yılları boyunca Eskişehir bölgesine bağlı illerde her sene bin 500 ve bin 700 arasında muallim ve mektep idarecisine, süreç odaklı eğitim, mesele proje tabanlı öğrenme, süreç odaklı eğitim, öğrencinin aktif olduğu eğitimlerin nasıl yapılacağı konularında eğitim verdik. Nitekim bu eğitimler sonucunda Eskişehir bölgesi ’da alınan yekün madalya sayısında Türkiye birincisi oldu 3 sene içerisinde. Dolayısıyla öğretmene sağlanacak girdiler, eğitim sürecinin sonucunda fazla aka oranda art dönüyor. Yeter ki öğretmene bilgi verilsin, öğretmenin zihni rahatlatılsın, derslik içerisinde muallim rahatça dersini işleyebileceği ve bunu nasıl yapabileceği konusunda rehberlik, destek alsın. Öğretmenlerimizin bunu rahatlıkla yapabileceğini düşünüyorum.”

The comments are closed.

reklam
KÖŞE YAZARLARI

Sizce web sayfamız nasıl?

Sonuçları Göster

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
SÜPER LİG PUAN DURUMU
  • Takımlar
  • O
  • G
  • B
  • M
  • AV
  • P
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz